Bu blogda Turkce karakterler kullanmayacagim. Sirke de kullanmayacagim. Kizartma da yok. Yani her sey cok kolay!

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Princsiz pilav yapmaya calisirken mercimeksiz mercimek koftesi yapmak

Basligi birkac kez okudunuz ve hala anlam vermeye calisiyorsaniz soyle yardimci olayim:

Bununla da yetinmediniz devamini duymak istiyorsaniz anlatiyorum: 

Dedik ya hani saglikli besleniyoruz artik falan diye… Karbonhidrati azaltmak  amaciyla pilavin yerini karnabahar pilavi ile doldurmaya karar verdik. Spor salonundaki egitmenimin verdigi basit tarifi buzdolabina miknatisladim. (Ciktisini alip miknatislayin siz de, bu ilk asama ve onemli.)

Tek problemimiz mutfak robotumuzun olmayisiydi. O yuzden her seyi elde dograyip, cok alakasiz bir sey elde etmistik. Bir de tabi bu kadar sebzeyi bu hale getirmek bir suru de saat aliyor.  Mini mini sebzeler de guzel seyler ama. Baska yemeklerde de ise yariyor hem. 

Gelelim biz ne yaptik… (Dis ses: GENE NE YAPTINIZ?!!)

- Once mutfak robotu aldik! Evet sirf bunu guzelce yapabilmek icin. Sanirim 2 ay falan oldu alali, bu da bilmem kacinci denememiz. Bir turlu basaramadik. Tarife uymamamizla belki bir ilgisi olabilir ama cok da zannetmiyorum. 

(Not: Dikkat ettiyseniz hep bizli bizli konusuyorum. Neden? Cunku ben tarife uyalim diyorum hep, o uymuyor. Yine de kabahatin yarisini ustlenebilecek kadar olgun bir insanim.) 

- Dolaptan sebzeleri cikardik. (Havuc, karnabahar, brokoli, datli patetes, biber, kabak) 

- Havuclari rendeledik

- Datli patatesleri mikrodalgada 5 dakika pisirdik. Yumus yumus oldu. Pure yapsak olurdu, ama yapmadik. Devam ettik. Belki de daha az pisirsek hayalimizdeki sonuca bi tik daha yakin olacaktik. Ya da belki pure yapip bu yemege katmasak yine hayalimizdeki sonuca bi tik daha yakin olacaktik.

- Kalan her seyi de robotta pincik pincik edip kocaman bir kapta karistirdik.

- Tavaya azicik macadamia yagi (cok havali-saglikli yaglar kullaniyoruz.) koyup bu acayip karisimin yarisini pisirdik. Zannediyoruz ki pisince duzelecek. Nerdeee!.. Pelte pelte bisey oldu. (Ben oyle kakali makali konusmuyorum Ozan gibi. Ama konusuyor olsaydim su anda konusurdum.)

- Sonra nasil oldu anlamadim, bi baktim kofte olmus!

Tadi da bildigin yesil mercimek koftesi! Degisik sebzeleri karistirip mercimege nasil ulasilacagini bulduk resmen! Bilim insanlari gibi biseyiz dogrusu!!!  


Hani yarisini pisirmistik ya, sonra obur yarisini da pisirdik ayni sekilde. Pisirirken Ozan dedi ki “aslinda var ya buna yimirta giracan haa!” Ben de dedim ki “he yaa! Girsak ya.” (Evet biz kendi aramizda boyle konusuyoruz.)

- Yumrtayi kirdik-cirptik-doktuk. 

Ama cirpilmis yumurta bizim peltenin uzerine durmayi reddetti. Gidip etrafini sardi! Bence cok komikti. Baya guldum. Neden guldugumu anlamak icin tarifi uygulamaniz gerekecek malesef. Kelimelerle ifade edimiyorum. 
Ya da dur deneyeyim, bosu bosuna ugrasmayin: Yumurta akti gitti durdu. hahahhaha! 
Yok yaa olmuyo. Yapmaniz lazim. :) 

Neyse yani… Aksam yemeginde bu vardi sonuc olarak:

Afiyet de oldu gercekten.

--

Not: Et bir gun onceki mangaldan kalma. Bir gun usenmezsem “herkes mangal yakabilir” baslikli da bir tarif yazacagim galiba. 

Not 2: Ben cep telefonuyla daha guzel fotograf cekiyordum valla! Bu apperture mudur nedir hep bulanik bulanik yapti her seyi. :/ 

1 yorum:

  1. Aaa bence fotoğraflar çok güzel olmuş, kendine haksızlık etme bence.:))))
    Bu keşfedilmiş yemeğin de tadını merak etmedim değil.

    YanıtlaSil